Alçıtepe (Kirte) Çıkarması

I. Kirte Savaşı (28 Nisan 1915):

Fransız Tümeni’nin de gelmesiyle güçlenen General Hunter Weston komutasındaki İngiliz kuvveti Eski Hisarlık-Zığındere arasındaki bölgede Türk kuvvetlerine karşı taaruz hazırlıklarını tamamlamıştı. Bu taaruz 2 safhada gerçekleşecekti:
1. Safha: Asıl taaruz grubunu oluşturmaktadır. 29. İngiliz Tümeni, 1. İngiliz Deniz Piyade Tümeni’nden Ason ve Drake Taburları, Kitre yoluyla Yarımada’nın batı kıyıları arasında taaruza geçerek bir yarma yapacaktı.
2. Safha: 5 taburluk Fransız Tugayı harekatın doğu kanadını tutacak aynı zamanda İngilizler’in iç kanadıyla Kirte’ye ilerlemelerini kolaylaştıracaktı.

Bu kuvvetlerin karşısında Kolordu’dan alınan emirle 9. Türk Tümeni takviye amacıyla 19. ve 20. Alaylar bölgeye sevk edilmiştir. Kirte’nin doğusunu Kerevizdere’ye kadar olan bölgeyi 19. Alay, sağ kanadı yani batı kısmını 20. Alay savunacaktı. 25. ve 26. Alaylar yeniden düzenlenmek amacıyla geri çekilecekti. Bölgedeki Bursa Jandarma Taburu, 19. Alay emrine verilmiştir.

29. İngiliz Tümeni 28 Nisan günü saat 08:00’da güçlü donanma ateşi desteğiyle taaruza geçti. Bu taaruz karşısında Türk savaş ileri karakolları geri çekilmiş ve saat 09:00’da iki tarafın asıl kuvvetleri savaşa tutuşmuştur. Batı kanattan taaruza geçen iki deniz piyade taburuyla takviyeli 87. İngiliz Tugayı Yassıtepe’ye ilerlemiştir. Ne var ki toplam 10 İngiliz taburuna karşı 20. Alay bu taaruzu her seferinde durdurmuş ve ağır zayiatlar verdirmiştir. Doğu kanatta ilerleyen üstün İngiliz kuvvetine karşı direnen 26. Alay, 25 Nisan’dan beri savaşmakta ve bir gece bile uyumamış olduğundan bu cephe çözülmüştü. Tümen komutanına göre doğu kanat çökmüştü. Alçıtepe doğrultusu serbest kalmıştı. Bu kargaşada 3. Tabur Komutanı Binbaşı Mahmut Sabri Bey ihtiyat grubunu alarak öne fırladı, rastladığı diğer askerleri de emrine alarak karşı siperlere taaruza geçti. Bu ileri hareket öteki birlikleri de canlandırdı. Böylece kaybedilen mevziler yeniden kazanılmış oldu. Diğer taraftan süngü hücumları etkili olmuş, Fransız birliklerinde çözülmeler başlamıştı.

1-2 Mayıs gecesi 20. Alay, karşısındaki İngiliz mevzilerine taaruza geçmiştir. Taktik açıdan baskın niteliğinde düşünülen bu taaruz İngilizler’in sert direnişiyle karşılaşmıştır. Bunun üzerine alay komutanı iki taburun daha muharebeye katılmasını emretti. Burada çok kanlı ve şiddetli muharebeler olmuştur. Sonunda kendisinden çok daha kuvvetli İngiliz birlikleri ve savunması karşısında bu hücumlar durdurulmuştur.

3-4 Mayıs gecesi gelen takviye kuvvetlerle birlikte yeni bir gece taaruzu yapılması planlanmıştır. Tasarlanan plana göre 15. Tümen soldaki 7. Tümen birlikleriyle birlikte taaruza geçecek, İngiliz-Fransız kuvvetlerini sağ taraflarından kavrayıp denize dökecekti. Fakat 15. Tümen İstanbul’dan Kilye Koyu’na yeni gelmiş, taaruz bölgesine vardığında yorgun ve bölgeyi tanımadan taaruza geçmesi gerekmekteydi. 7. Tümen’in taaruza katılacak kuvveti görünürde 3 alaydı. Bunlar batıdan doğuya doğru; 21. Alay, 19. Alay, Bursa ve Beyoğlu Jandarma taburlarıdır. Fakat bugüne kadar yapılan savaşlarda bu kuvvetler oldukça fazla zayiat vermişler, gerçekte toplam 3 taburu geçmemektedir. Taaruzdan önce 56. Alay’ın da bu tümen emrine verilme isteği kabul edilmiştir. Böylece, taaruza katılacak Türk kuvveti toplam 7000’i bulmuştur. Karşı tarafta bulunan Fransız kuvvetinin sayısı ise 17.000 kişiydi. Bunun haricinde arkasında deniz ve kara topçusunun desteği de bulunmaktaydı. Yapılan bu taaruz neticesinde karşılıklı olarak çok zayiat verilmesine rağmen herhangi bir başarı sağlanmamış fakat düşman kuvvetinde oldukça moral bozukluğuna sebebiyet vermiştir.

Karşılıklı taaruzlar 4 Mayıs’a kadar devam etti. 4 Mayıs günü Fransız General Amade’nin General Hamilton’a yazdığı rapor ilginçtir: “Verilen zayiatın altından kalkılamayacak ölçüde olduğu, Senegalli taburlarla yabancı lejyonların tam bir panik ruh haleti içinde artık savaşmalarına olanak kalmadığını, tez elden ve en az bir tugay ile takviye edilmedikleri takdirde Fransız cephesinin güvenlik ve dayanma şansının düşünülemeyeceği” bildiriliyordu. Bütün bunlar Türk süngüsünün eseriydi

       II. Kirte Savaşı (6 Mayıs 1915):

İngiltere Harp Bakanı Lord Kitchener’in Londra’dan çektiği “daha fazla beklemek çok tehlikeli olur” telsiz emri uyarısını dikkate alan General Hamilton, 6 Mayıs sabahı yeni bir taaruz kararı alır. Ayrıca Harp Bakanlığı’ndan istediği ek kuvvet onaylanmış, 42. İngiliz Tümeni’nin ilk kafilesi olan 125. Tugay Seddülbahir’e ulaşmış, Fransız Tümeni de yoldaydı. Bunların yanı sıra Arıburnu’ndan iki ANZAC tugayı da bölgeye sevk edilmiştir.

Bu kuvvetlerin karşısında 7. ve 9. Türk Tümenleri savunma düzenlerini yenilemişler, 15. Tümen de Kerevizdere’de ihtiyatta bulunacaktır.
İki tarafın sayısal olarak kuvveti:

İngiliz-Fransız Kuvvetleri: 25.000’den fazla insan, 300’den fazla ağır makineli tüfek, 105 kara topçusu, 400’den fazla deniz topçusu. Türk Kuvvetleri: 10.000 insan, 24 ağır makineli tüfek, 40 top. 6 Mayıs sabahı İngiliz-Fransız kuvvetleri ilerlemeye başlamış, Türk ileri karakollarıyla temas sağlanmıştı. Birbirleriyle helalleşen Mehmetçik birbirlerine yeminler edilmiş, “ölünecek fakat tek bir karış toprak bırakılmayacak düşmana” sözleriyle adeta olacakları önceden gösteriyordu. Gerçekten de 7. Tümen insan üstü süngü taaruzlarıyla Fransızlar’a büyük zayiatlar verdiriyor, diğer tarafta 9. Tümen İngiliz kuvvetlerini şaşırtıyor, zekice yapılan harekatlar neticesinde İngilizler, Türkler’in ana kuvvetiyle bir türlü temasa geçemeden ağır zayiatlar veriyordu. Umutsuzca süren düşman taaruzları 8 Mayıs’a kadar sürdü. Amaç, 25 Nisan günü ele geçirilecek zannedilen Alçıtepesi’ydi. 3 gün süren II. Kirte Savaşı’nda Türkler 2000 zayiat, düşman 6500 zayiat vermiştir. Sonuçta, General Hamilton Londra’ya gönderdiği raporun ilk cümlesinde “Hedefime varamadan harekat başarısızlıkla sonuçlanmıştır.” demiştir.

      III. Kirte Savaşı (4 Haziran 1915):

General Hamilton II. Kirte Savaşı’ndaki başarısızlığın moral çöküntüsü içindeydi. Gerek Lord Kitchener’in Arıburnu’nda 19 Mayıs taaruzlarında Türkler’in ağır zayiatlar vermesinden cesaretle Hamilton’a çektiği teşvik edici telgrafı, gerek ise iki generalinin önerileri sayesinde Seddülbahir’de 4 Haziran’da yeni bir taaruz kararı almasında etkili olmuştur.

III. Kirte Savaşı öncesinde Türk tarafında fazla kayıp verilmesine rağmen moral oldukça yüksekti. 9. Tümen Seddülbahir-Kirte yolu batısıyla Ege Denizi arasındaki bölgede mevzilenmiştir. 12. Tümen, doğu tarafına yerleştirilmişti. İkişer taburlu 19. ve 20. Alaylar’dan oluşan 7. Tümen Ali Bey Çiftliği’nin kuzeyindeki vadide ihtiyatta bulunmaktaydı. Bunlardan başka Soğanlıdere-Behramlı Bölgesi’nde 15. Tümen’in 58. ve 45. Alayları ile 11. Tümen’in 126. ve 127. Alayları, Bursa Jandarma Taburu ve 3. Tümen’den kalan 2 taburdan oluşan kuvvetler 15. Tümen komutanı Albay Şükrü Bey’in komutasında yeniden düzenlenmekteydi. Diğer bir kısım birlik de Albay Refet Bey komutasında Havuzlar Mevkii’nde bulunmaktaydı. Böylece Güney Bölge’deki Türk kuvveti toplam 21 Piyade Taburu, çeşitli top ve makineli tüfekten oluşan bir kuvvetti.

Fransız Kuvveti: İki tümenden oluşan 30.000 mevcutlu Fransız Kolordusu.
İngiliz Kuvveti: Üç tümenden oluşan 31.000 mevcutlu 8. İngiliz Kolordusu.
III. Kirte Savaşı planına göre;
1- ANZAC Kolordusu Arıburnu Bölgesi’nde bir gösteri taaruzu yaparak dikkatleri üzerine çekecek.
2- Fransız Kolordusu sağda, 8. İngiliz Kolordusu soldan taaruza geçecek, iki deniz piyade tugayı ve 87. İngiliz Tugayı ihtiyatta bulunacaktı.

4 Haziran günü saat 08:00’da başlayan yoğun kara ve deniz topçusunun atışına müteakip saat 12:10’da taaruz başlar. Yoğun bombardıman neticesinde tek bir canlı kalmadığını düşünen Fransızlar 12. Türk Tümeni cephesine hücum ederler. Ne var ki Türk mevzilerinden açılan çok etkili makineli tüfek ve yoğun piyade atışları karşısında ağır kayıplar vermişlerdir. Yoğun taaruzlar neticesinde Türk kuvvetinin insan üstü gayreti neticesinde Fransızlar ilk mevzilerine geri dönmek zorunda kalmışlardır.

12. Türk Tümeni’nin sağ kanadındaki İngiliz taaruzları 36. Alay’ın 3. Taburu’nca durdurulmuş, bu alayın solundaki 1. Tabur ise yoğun İngiliz taaruzu karşısında geri çekilmiştir. Yoğun taaruzlar neticesinde 2. İngiliz Deniz Piyade Tugayı ikinci hedefini ele geçirmiştir. 12. Tümen komutanı ihtiyattaki 22. Alay’ı derhal karşı taaruza geçirir. Bu harekat karşısında 2. İngiliz Deniz Piyade Tugayı geri çekilerek ilk siperlerine geri dönmüşlerdir. Sadece bu savaşta 2. İngiliz Deniz Piyade Tugayı 70 subayından 60’ını, 1900 erinden de 1000’den fazlasını kaybetmiştir. 42. İngiliz Tümeni ilk taaruzlarda Türk mevzilerinden 900m. içeriye girmeyi başarmıştı. Öte yandan 9. Tümen’in sağ tarafından taaruza geçen 29. İngiliz Tümeni durdurularak geri püskürtülmüştü. Karşılıklı taaruzlar 6 Haziran’a kadar devam etmiştir. Gündüz yoğun donanma ateşi desteğiyle ilerlemeye çalışan düşman kuvvetleri az miktarda ele geçirdikleri Türk mevzilerini gece yapılan Türk süngü hücumlarıyla geri kaybediyorlardı. Bu şekilde devam eden savaşlarda çok büyük kayıplara rağmen planlanan toprakları ele geçiremiyorlardı.

III. Kirte Savaşı’nda İngilizler 4500, Fransızlar 2031 zayiat vermiştir. Türkler ise 9000 zayiat vermiştir.
Kerevizdere Harekatı (21-22 Haziran 1915):

Fransızlar’ın “Kerevizdere Harekatı”, Türkler’in “83 Rakımlı Tepe Savaşları” olarak adlandırdığı muharebelerdir. Bu harekat planı Fransız Kolordu Komutanı General Gouraud (Guro) tarafından hazırlanmıştı. Taaruz Fransız Kolordusu tarafından gerçekleştirilecekti. Karşı tarafta 2. Türk Tümeni bulunmaktaydı. Fransız taaruzu 21 Haziran sabahı saat 04:30’da yoğun bombardımanla başlamıştır. Fransızlar ilk hamlede 83 Rakımlı Tepe’yi ele geçirdiler. Çetin geçen bu savaşta 2. Tümen çok kayıp vermiştir. 12. Tümen’in büyük kısmıyla takviye edilen 2. Tümen karşı taaruzla 83 Rakımlı Tepe’yi tekrar ele geçirmiştir. Yoğun bombardımanlarla Türk mevzileri barınılmaz hale gelmişti. İçleri ceset dolu siperler Fransızlar tarafından tekrar işgal edilmişti. Sol kanattaki başarıyla yetinmeyen General Guro verdiği emirle hedeflerin akşama kadar elde edilmesini söylemiştir. Yapılan taaruzlarla 83 Rakımlı Tepe yeniden işgal edildi. 21/22 Haziran gecesi yapılan Türk süngü hücumuyla işgal edilen yerler yeniden kazanılmıştır. Sonuç olarak iki gün süren savaşlar neticesinde 600m.’lik taaruz cephesinde sadece 1. Türk savunma hatlaruyla 83 Rakımlı Tepe işgal edilmişti. Bu iki günlük çetin savaşlarda Fransızlar’ın zayiatı 2500, Türkler’in zayiatı ise 5800 idi.

      Zığındere Savaşları (28 Haziran-5 Temmuz 1915):

Kerevizdere Savaşı’nda ağır zayiat veren 2. Türk Tümeni önce ihtiyata çekilmiş, 25 Haziran’da da Asya yakasına intikal ettirilmiştir. Bunun yerine 1. Tümen ve 6. Tümen bölgeye sevk edilmiştir. Sevk edilen birliklerle Güney Grubu Cephesi 3 tümenle (11., 7. ve 12. Tümenler) tutulmuştu. Bunlardan 11. Türk Tümeni Zığındere Bölgesi’ni savunmakla görevlendirilmişti.
İngiliz Kuvvetleri: Hint Tugayı ve 87. İngiliz Tugayı birinci hatta, 86. İngiliz Tugayı ikinci hatta olmak üzere Zığındere Sırtı’na; 156. İngiliz Tugayı birinci hatta, 88. İngiliz Tugayı ikinci hatta olmak üzere Çamağacı Sırtı’na taaruz emri almıştı. Taaruz, 28 Haziran saat 09:00’da ağır topçu ve donanma topçu ateşiyle başlar. Zığındere’nin sağ yamacında bulunan 22 makineli tüfek, Türk mevzilerini ateş altında tutmaktaydı. Yoğun taaruzla Zığındere batısında içi yaralı ve şehit dolu Türk mevzileri işgal edilmişti. Zığındere doğusunda İngiliz ilerlemesi durdurulmuştu. İlk gün İngilizler’in elde ettiği başarı elde edecekleri başarıların en büyüğüydü. 28 Haziran’daki ilk gün taaruzunda Türk kaybı 2013, İngiliz kaybı ise 1750 idi.

Zığındere Bölgesi’ndeki savaşlar karşılıklı taaruzlarla devam etmiştir. 2 Temmuz’da 2. Kolordu Komutanı General Faik Paşa’nı emri ile sağ kanattan birliklerin taaruza geçmesi emredilmişti. Bu taaruz tamamen bomba ve süngüyle baskın niteliğinde olacaktı. Taaruza katılan 70. Alay Komutan Vekili Binbaşı Reşat Bey taaruzu şu şekilde anlatmaktadır:

“Manevralarda hücum edercesine ve subayları önde bulunduğu halde Allah! Allah! diye haykırarak düşman üzerine atıldı. Ne yazık ki düşman cephesinin tam olarak tahrip edilememesi, arazinin açık bulunması ve bilinmemesi, düşmanın yağmur gibi yağan şarapnel, piyade ve özellikle yandan ateş altına alan fazla sayıda makineli tüfek ateşleri erlerin tümüyle eritmişti. Sağ kalan ve düşman siperlerine 30m. yaklaşan erler de bulundukları yerde baş kaldırmamak koşuluyla barınabilmişlerdir. Bu sırada subayları başlarında olduğu halde ilerlemekte olan 11. ve 12. Bölükler’in erleri takım takım ileriye gönderilmiş, daha yoldayken yarı yarıya şehit olduklarından avcı hatları takviye olunamamıştır.”

2. Kolordu Komutanı, 1. Tümen komutanını sıkıştırarak taaruzların devam etmesini istiyordu. Fakat verilen büyük kayıplar sonucu bu hatta savunmaya geçilmesi kararlaştırılmıştı. Bu taaruzlar 3 Temmuz sabahına kadar sürmüştür. Bu başarısızlık sonucu 2. Kolordu Komutanı Faik Paşa görevden alınmış, yerine Mehmet Ali Paşa getirilmişti. Emrine 3. ve 5. Tümenler de verilerek birlikler takviye edilmişti. Taaruz 5 Temmuz’da yapılacaktı. 3. Tümen altı taburla Zığındere batısından, 5. Tümen dört taburla Zığındere doğusundan taaruza geçecekti. Birlikler 5 Temmuz’da saat 03:45’te süngü takarak ateş açmadan taaruza geçmiştir. Topçu desteği olmaksızın süngü hücumuna geçen birlikler ağır zayiatlar vermiştir. Kolordu komutanı ağır zayiatlara rağmen birlikleri takviye ettirerek yeniden hücuma geçmeleri emrini vermekteydi. Nihayet bu durum aynı gün saat 21:00’da Kolordu Komutanı Mehmet Ali Paşa’nın verdiği emirle son bulmuştur.

8 gün süren bu kanlı Zığındere Savaşları’nda yaklaşık 16.000 zayiat verilmiştir. Buna rağmen düşmanın zayiatı oldukça azdı. Zığındere Savaşları’nın bu şekilde sona ermesi sonucu Güney Grup Komutanı Weber Paşa, Liman Von Sanders’in emriyle 6 Temmuz’da görevden alınmış yerine Vehip Paşa getirilmiştir.

Seddülbahir Bölgesi’nde olan savaşlar sonucu İngiliz ve Fransızlar hiçbir hedeflerine ulaşamamış, büyük kayıplar vermiştir. Bunun sonucunda 23 Kasım 1915’te İngiliz Harp Meclisi Yarımada’nın tamamen boşaltılmasına karar vermiştir. Bu karar sonucunda 20 Aralık 1915’te Arıburnu Bölgesi, 9 Ocak 1916’da Seddülbahir Bölgesi boşaltılmıştır.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Ertuğrul Koyu Çıkarması

Çanakkalede Nerede Kalınır